8 Ağustos 2014 Cuma

Sevdiklerinize Zaman Ayırın...

Hani denir ya...

Ay biz seninle öyle iyi dostuz ki; yıllarca görüşmesek ve yeniden buluşsak, kaldığımız yerden aynen devam ederiz...

Açıkçası yıllarca ben de aynı teranenin bekçiliğini yapıp, bu kandırmacanın bir nevi savunucusu oldum... Efendim yaşam gayilesiymiş... Çoluk, çocukmuş... İşmiş güçmüşşş... Mişmiş malatya'da kayısıya denir... Bir güzel oturur yersiniz... Kurusu da vardır, kremi de cilde iyi gelir....

Vakit ayırmamanın/ayıramamanın türlü sebepleri var... Bence temel sebebi duygusal açıdan uzak düşmüş olmak... Zaten uzak düştüğün biriyle de sittin sene görüşmemiş olsan, denildiği gibi aynı uzaklığa kaldığın yerden devam edebilirsin... Bunlar bahane...

Şimdi adam/kadın aynı şehirde oturuyor... Uzun yıllar yarenlik etmişler... Memleketi bilene kurtarmışlar birlikte... Yemişler, içmişler... Belki oturup, kalkmışlar... Gelgelelim yıllar geçmiş ve birbirlerini hiç arama gereği duymamışlar... Özlememişler ki anam babamm... Özleseler arar sorarlar... Telefon var... Gerçi facebook icat olundu... Bu dostluklarda da bir bozulma oldu... Ben, sana sanal çilek gönderiyim... Koyunlarını sayiyim.. Fotoğrafına etiketleneyim... Arada bir geyik yapiim... Bu mudur sıcak dostluk...

Yalnızlaşmanın, birbirine yabancılaşmanın, az biraz kelimeyle tek cümlelik hayatlar yaşamanın türkçe meali yeniden yazılıyor, işte o kadar....

İnsanlar birbirini unutuyor arkadaş... Çocuğunun ismini bilmediğin, hangi semtte oturduğunu bile unuttuğun, arada bir buluşup iki çift lafın belini kırmadığın insanla neyin yakınlığı ki bu... Aynı yerden başlarsın belki ama devamını getirmen öyle kolay olmaz... Neler yaşanmıştır arada... Hangi endişesine, hangi sevdasına tanıklık ettin, el verdin mi? Kaç kere kötü bir anında yanında oldun? Bana bunu söyle....

Sevdiğine/sevdiklerine zaman ayırdığında onların yaşamına eşlik etmiş oluyorsun... Bu yakınlaşmayı sağlıyor... Onun kelimelerini, yüz ifadelerini ödünç alıyorsun.. Zenginleşiyorsunnn... Ortak bir dil gelişiyor... Birbirinin yüz ifadesini bile ezbere biliyorsun... Az sonra ne yapacağını, ne söylersen nasıl bir tepki alacağını... Hepsini... Hasta mı, üzgün mü, dertli mi, neşeli mi, içmiş mi, başı belada mı hepsini biliyorsun.... Orada oluyorsun... Senin için o da orada oluyor böylece... Konuşuyorsun... Anlayışın gelişiyor... Dinliyorsun.. Ne demek istediğini anlıyorsun bazen kelimeler sussa bile... Uyum oluşuyor böylece... Ortak bir frekanstan aynı şarkıyı dinlesen bile senin ne hissettiğini o biliyor... Onun ne hissettiğini de sen biliyorsun...
Zaman ayırmamanın telafisi yok... Giden gitmiş oluyor... Yaşanan da yaşanmış olarak kalıyor.


Hiç yorum yok: